Kalp Yetmezliği ve Siz Prof. Dr. Mete Alpaslan

Bu websitesi kalp yetmezliği hastalarına ve hasta yakınlarına sadece kalp yetmezliği hakkında genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır.
Kalp yetmezliği ciddi bir hastalık olup tedavi takibinin mutlaka Kardiyoloji uzmanı tarafından yapılması önerilir.
Bu websitesinde verilen bilgiler doktor tedavisinin yerine geçmeyi amaçlamaz. Sadece bu websitesindeki genel bilgilere bakarak hastanızın tedavisine müdahale etmeniz kesinlikle önerilmez.



Çarpıntı

Kalp yetmezliğinde sık görülen hasta şikayetlerinden birisidir.

Çarpıntı, hastanın hissettiklerinin bir ifadesi olup her zaman ritm bozukluğunu göstermez.

Kalp hızlı (dakikada 100’den fazla) atınca da hasta çarpıntı hissedebilir, çok yavaş (dakikada 50’den daha az) atınca da hasta çarpıntı hissedebilir.

Bazen ritm düzenli olup kalp hızı 50-100 arasındadır ancak hasta bunu da çarpıntı olarak hissedebilir.

Bazen de kalp ritminde “teklemeler” şeklinde ifade edilen düzensizlik olur ve hasta bu teklemeleri de çarpıntı olarak ifade edebilir.

Kısaca her hastanın çarpıntıdan kastı farklı olabilir.


Genellikle kalp yetmezliği kötüye gittiğinde kalp hızı (nabız) dakikada 100’ün üzerine çıkar ve hasta çarpıntı hissetmeye başlar. Bunun sebebi, yetmezlikteki kalpte her bir kalp atışında vücuda pompalanan kan miktarı azalırsa, kalp bunu telafi edebilmek için dakikadaki atım sayısını artırmak zorundadır. Bu da hasta tarafından çarpıntı olarak hissedilecektir.


Çarpıntı, eğer atriyal fibrilasyon denilen bir tür ritm bozukluğuna bağlı ise, daha da önem kazanır. Çünkü atriyal fibrilasyon varsa kalp içinde pıhtı oluşma riski artabilir. Oluşan pıhtının beyine gitmesi felç, göze gitmesi körlük, kol veya bacaklara gitmesi ise gangren yapabilir.

Çarpıntı atriyal fibrilasyona bağlı ise, kalp atışını nabızdan doğru olarak sayamazsınız. Bilekde, nabızdan sayacağanız kalp hızı gerçek kalp hızından daima düşük olacaktır.

Atriyal fibrilasyon varsa, otomatik tansiyon ölçüm aletleri hem tansiyonunuzu hem de nabzınızı yanlış ölçebilir.